kafani koparmak istiorum

kalem kirma, yastik yumruklama,ciglik atma yahut duvara kafa vurma raddesinde bir asabiyet her tür bünye için sakincali bir ahvaldir.

Tuesday, October 26, 2004

çok mülayim bi insan oldum ben art?k, vur enseme al lokmam? o derece, hic biseye sinirlenmiorum, en fazla kendime, koparmak istedigim tek kafa so?an?n ya da fasulyenin kafas?, noluyo bana böyle?

Sunday, June 22, 2003

þu anda hayata dair her tür sorumluluktan nefret ediyorum. yani ben bu ödevi yazabiliceðimi biliyorum hocada bilio. neden yazýorum o zaman ya of.

Thursday, June 12, 2003

son olarak da o kadar insan varken, 35 yasinda altin rolex'li bir is adami, çok pis kokan otistik bir inek ve sandaletli bir dinciden olusan ve okula giris ortalamalari 97 olan bir üçlüyle deney yapmak zorunda olmaktan da ciddiyetle tiksiniyorum.
ayni lab asistaninin -ki ben seviodum aslinda onu ama sansini çok zorladi- yarim saat sürücek deney için habire gidip gelerek bizi orada bekletmek suretiyle deney süresini 2 saate çikarmasindan liyakatle teberrüh ediyorum.
yazin sicaginda geç kalicam diye kostura kostura gittidim lab'in asistaninin masasinda yayvan bir sekilde bana bugun lab olmayacagini söylemesinden ve bu esnada onun kafasini koparamamaktan ve bunun yerine "peki iyi günler hocam" diyip allahin sicaginda kapiya kadar yürüyüp otobüs bekleyip iskence çekmekten nefret edercesine nefret ediyorum.

Monday, May 19, 2003

sýnav dönemi çikolata krizine girmiþken evde dört dönüp çikolata bulamamaktan ve sonunda "misafir çikolatasý" diye adlandýrýlan gümüþ þekerlikte saklanan ama tadýnýnýn gümüþten bile kötü olduðuna emin olduðum uyuz bayram çikolatalarýný normalde izlemediðim final öncesi severek izlediðim "tatlý hayatý" izlercesine mutlulukla yemekten nefret ediyorum.

Wednesday, April 30, 2003

ben rejimdeyken süfer çikolatalar getiren almanyadaki akrabalardan nefret ediyorum.

Tuesday, April 29, 2003

asýl ben senden nefret ediyorum dolaylý tümleçler götüresice, kafasýna gizli özneler düþesine hayao miyazaki seni!

Saturday, April 26, 2003

burcu kayadan nefret ediyorum. chubeden ve umegawadan nefret ediyorum. yeþil soslu ordek corbasindan nefret ediyorum. gölgeler içinden suzulerek aramiza katiþmaya calisan yokoluþlarindan binbir kartezyen koordinat çýrpýnýþlý ve elleri gözlerime dogru dikilmiþ þiirlerle kalbimi kýrmaya çalýþan o orgazmik fidanlarýna tapýndýðým apollo heykellerinin içine dolan sýcak güneþ çikoltasý ve ruh sýkýntýsýnýn dinmek bilmediði akþamüstleri belki de ogleden sonralari mayalanmis ygurtlarlar bakraç bakraç annemize düðün dernek döndüðümüz köy düðünleri gibi hatýrlamanýn cesaret gerektirdiði ensest tecavuz hikayeleri ve poligam urume bezlerinin artýk ýnutuluþa dogru ilerlerken aniden donustukleri bir BURCU GUNES sarkisi ile oynas, guvercin adimlarla yaklas durma oynas nidalarinin nisan yagmurlari gibi bedenimi operek gogsumden asagiya hayasizca akin ettigi ancak govdemi siper edemedigim icin namusuma dusen bu lekelerin beni benden etmesine goz yuman tum mahalle ahalisi ve gun gelip beni affetmesi gereken küçün ÝSA ve onun benim yoluma kurban olusundan baska hatirlamak istedigim hersey þimdi bir bir yýkýlýp bogazimdan asagi corek otu gibi coreklenirken elimden gelen hicbirseyin bu kiyamete benziyen zincirleri kýrmaya yetememesinden ve gülgeç gönüllü anadolu turkulerini soyleyen o rencber kilikli koylu cocuklarin saclarindaki bitten bile daha kucuk içrekligine hapsoldugum ezoterik BUDA felsefesinden artik cikis yok diye inimn inim inledigim güc elektronigi dalgalarina benzer karakter parcalanisi gok yikilisi buyuk felaket imgelerinden, turkiyenin 7 cografi bolgesinde 7 kez hamamlarda yikanmis ve gokkubede imkansizi gerceklestirmis ilahi bir kudrete donusmusken BEN size semazenler gibi doencekmiyim artik onu bile bilemezken olacaklardan kimse sorumlu olmamali onu dahi unutmusken korkunc cetrefil kelimelerin bu PLANKTONLARa yakamoz demek serguzestligini dusulmesinden tiksinircesine nefret ediyorum.
Bu cumlenin ogelerine ayrilamayacak olmasi fikrinden ayriyeten nefret ediyorum. Ýçim aciyor.

Thursday, April 24, 2003

bütün planlarýmýn son dakika da bozulmasýndan, her þeyi elime yüzüme bulaþtýrýyor olmaktan, masterla ilgili iþlerden, boðaziçi üniversitesinden, kayýt iþlerinden, senatodan, tarihlerden baþvurulardan, yýllarca hayalini kurduðum bir þeyin gerizekalýca elimden kaçmýþ olmasýndan, bunu için kendimden baþka suçlayacak kimsem olmamasýndan, by gone diyip yoluma devam edemiyor olmamdan, hala üzülüyor olmamdan ve bu durumun kendime güvenimi dehþetle sarmýþ olmasýndan, belirsizlikten ve hayatýmda son anda deðiþen þeylerden nefret ediyorum. tiksiniyorum. yolda yürürken görsem saçýndan sürür, yere düþürür tekmeleye tekmeleye öldürürüm hepsini.

Thursday, April 17, 2003

Yeni girdiðim bir odada herkese merhaba demekten nefret ediyorum.

3 gündür takým elbise giymek zorunda olmaktan, çocukluðumu çalmalarýndan, koçsistemde her kapýnýn önünde durup kart basmaktan, o aletin dýttttttt demesinden, kapýnýn benden benim ondan nefret ettiðimden daha fazla nefret ederek açýlmasýndan, bize çay kahveyi bile fazla görmelerinden, ve verilen projenin nasýl yapýlýcaðý hakkýnda fikrim olmamasýndan, kendisini görünüþü ve kültürü itibarý ile yargýladýðýmm adamýn benim milyon katým þey bilmesi yoluyla beni yerin dibine geçirip aðýz payýmý vermesinden nefret ettim, ediyorum, ve de sanýrsam edicem.

Hayatýn buna raðmen güzelmiþ gibi görünmesi de ayrý bi öfke sebebi tabi.

Wednesday, March 26, 2003

þiþli terakki den nefret ediorum.

Tuesday, March 11, 2003

üf ama ya benim içimde dehþet bir nefret var ama yönü belli deðil. aarrrgghhhh!!!!!

Saturday, January 25, 2003

sanirim itü otomasyon sistemi bütün nefretlerin merkezi, tiksintinin ve igrençligin göbek deligi, eger onu yoketmeyi ya da yenmeyi basarabilirsek bütün nefretleri ortadan kaldirabiliriz.
ve aslinda bunu yapabilecek güce de sahibis ama yabmiorus, çünkü en büyük asklar en büyük nefretlerden dogar.
ay agliycam galiba.

Monday, January 20, 2003

günün anlam ve önemine uygun olarak itünün otomasyon sisteminden nefret ettiðimi söylemek istiyorum ama nefret çok basit bi kelime gibi kalýyo o yüzden bilemiyorum bu cümle yanlýþ oldu sanki biraz.

Monday, January 13, 2003

bi de sadece arkadaslarimin okuyacagini ve yannis anlamicaklarini bilsem de sikilmek -hist yannis anlamayin bakim- kelimesini öylece yazamamaktan nefret ediorum.
neden böle yani nolucak ki al iste
sikildim.SiKiLDim. çok sikildim. ölümüne sikildim. sikildikçe daha çok sikilmek istioruuuum
oh be.
götümüm en sIkIstIgI anlarda, ama daha henüz hiçbisi yabmamisken gelen rahatlama ve abuk sabuk seyler yabma isteginden nefret ediorum.

Saturday, January 04, 2003

final döneminin kafasini koparmak istiorum, mümkünse tabi böle bisi

Monday, December 30, 2002

hayatýma giren bütün erkeklerin kafasýný kopartmak istiyorum. klasik dimi? öyle sanýn siz.

Monday, December 23, 2002

ders çalismak isteyip de basaramayainca vicdan azabi duymaktan nefret ediyorum.

Thursday, December 19, 2002

biraz çabayla kolayca çözülebilcek -aslinda sorun bile olmayan- sorunlari ilkokuldna kalma utangaçliklarla ignore ederek hem karsi tarafi asagilayan, hem de karsi tarafin bozuldugunu farketmesine ragmen bu konuda israrla birsey yapmamaya devam ederek sorun bile olmayan seyleri igrenç yapiskan meseleler haline getirerek beni yipratan -bu derece bi umursamazlikta bi insan yipranamayacagi için kendisi de yipranmayan- insanlardan nefret ediyorum.
nefret bile etmiyorum.

Tuesday, December 10, 2002

ayrýca icqda kafasýný skebilceem kimse olmamasýndan da tiksiniyorum.
evde sýcacýk battaniyelere sarýnýp oturmak varken geçen hafta girmediim bilgisayar dersine girmek için bu havada maslaða gelmekten, botlarýmý bulamadýým için dandik ayakkabýlarýmý giydiim için þu an çoraplarýmýn ýslak ve benim donuyo olmamdan, bu kadar kasýp gelmiþken ders saatini 15 dakika geçmesine raamen iirenç çirkin korkunç hocanýn gelmemiþ olmasýndan ve hatta dersin iptal olma ihtimalinden, yarýn iki vizem olmasý ve yarýnýn tatil olmamasý fikrinden ve hayatýn þu an gözüme bu kadar çirkin görünmesinden nefret ediyorum.

Wednesday, December 04, 2002

her vize final zamaný o aptal kalabalýk havasýz fotokopi odasýna girmekten, bana sadece bunalým acý ve sýkýntý vericek olan gururumu sýfýra indirerek dilendiðim notlarý,hocalarýn býraktýðý yüzlerce sayfa eskifinalsorusuuygulamasosunu belkide dersten hiç geçemeyeceðimi sdüþünerek sadece odada aþýlmasý zor bi kalabalýk yapacaðýndan emin olarak fotokopi çektirmekten orada þirretçe önüme geçmeye çalýþan erkek çoðunluðu yüzünden buna hakký olduðunu düþünen aptal itü kýzlarý ile hýrlaþmaktan saçlarýný baþlarýný yolamamaktan onlarý þýmartan itüdeki erkek çoðunluðundan ama en çok da paramýn inanýlmaz büük bi kýsmýný buna vermekten (parayla rezil olmak) nefreeeeet ediyorum.
iftar öncesi trafiðinden ve sonunda bayram olduðu için ve de iftar saati trafiksizliði ortadan kalkýcaaiçin ramazanýn bitmesinden nefret ediorum.

Tuesday, December 03, 2002

lazer pointerlardan, misafir çocuklarýndan ve hatta pointerla kedime iþkence eden misafir çocuklarýndan.

Monday, December 02, 2002

ilkokul hatýra defterlerine yazýlan manilerden nefret ediorum.
igrenç kafiyeler var yüzyillardir kullanilagelen ve insanlarin hala kullnamaktan bikmadiklari:

o ne güzel gözlerin, haldir huldur sözlerin...
olmadi yar , su testisine dolmadi yar -bu eski diil aslinda ama yine de çok igrenc-
hedeleri hödölere ekledim, yillar yili ucuz ekmek bekledim...

bu ve benzeri tüm kafiyelere onulmaz bir nefret duyuyorum.

Friday, November 29, 2002

492349303 yaþýnda olmama raðmen varislerim olmasýndan nefret ediorum. bi türlü kendimi mutlu edemio olmamdan nefret ediorum.cuma gecesi evde kalmak istiycek kadar mutsuz hissetmekten nefret ediorum. yaþadýým þu hafta ve hatta þu seneden nefret ediorum bitsin istiorum. daha ötesini düþünmiycek yapýda olmaktan nefret ediorum. nefret ediorum. evet.
kendime mutsuz olma hakkýný tanýmamaktan nefret ediyorum. sevgi kelebeði diilim ben mutsuz olabilirim her an hem çok sýkýldým.